Öğrenilen Kurumda Nasıl Kalır?
Bir çalışan ayrıldığında ne kaybediyorsunuz? Genelde bilginin tamamını. TÜİK verisi öğrenmenin çoğunun kişisel düzeyde ilerlediğini gösteriyor: yapay zekâ kullananların yalnızca üçte biri bunu mesleki amaçla kullanıyor. İş yerinde oluşan beceri de çoğu zaman kayıt dışı kalıyor.
Kayıt dışı beceri, kişiyle birlikte kapıdan çıkıyor. Bu yazı, öğrenilenin kurumda kalması için gereken en hafif düzeni anlatıyor. Üç satır, bir tur, bir alışkanlık.
Sorun Ne?
BU BÖLÜMÜN ÖZETİ
- Kişi ayrılınca bilgi gidiyor
- Aynı hata tekrarlanıyor
- Yeni gelen sıfırdan başlıyor
Üç kayıp biçimi var.
Kişi ayrılınca bilgi gidiyor
Ekipte bir kişi aracı iyi kullanıyordur. Nasıl kullandığı, hangi ayarları yaptığı, hangi hatalardan kaçındığı yalnızca onun kafasındadır. Ayrıldığında geriye bir abonelik ve boş bir ekran kalıyor. Yerine gelen kişi de sıfırdan başlıyor.
Aynı hata tekrarlanıyor
Bir yıl önce denenip bırakılan bir yöntem, kimse hatırlamadığı için tekrar deneniyor. Aynı hafta, aynı sonuç, aynı hayal kırıklığı. Kaydı olmayan deneme hiç yapılmamış sayılıyor. Harcanan zaman da ikinci kez harcanıyor.
Yeni gelen sıfırdan başlıyor
İşe yeni giren kişi, ekibin öğrendiklerine erişemiyor. Ya kendi yolunu buluyor ya da hiç kullanmıyor. Her yeni kişide öğrenme sıfırdan başlıyorsa kurum ilerlemiyor demektir. Sadece yerinde sayıyor. Aynı yolu her seferinde yeniden yürüyor.
Neden Oluyor?
BU BÖLÜMÜN ÖZETİ
- Yazmak iş sayılmıyor
- Kayıt formatı ağır kurulmuş
- Paylaşma alışkanlığı yok
Üç sebep.
Yazmak iş sayılmıyor
Çalışan işini yapıyor, nasıl yaptığını yazmıyor. Yazmak ek yük gibi görünüyor ve boş vakte bırakılıyor. Oysa üç satır, iki dakika sürüyor. Boş vakit de gelmiyor.
Kayıt formatı ağır kurulmuş
Bazı işletmelerde kayıt vardır ama kimse kullanmaz. Çünkü uzun şablonlar, zorunlu alanlar, karmaşık sistemler var. Ağır format kaydı öldürüyor. Hafif format ise yaşıyor.
Paylaşma alışkanlığı yok
Kişi öğrendiğini kendine saklıyor. Bazen avantaj kaybetme kaygısıyla oluyor. Çoğu zaman ise kimse istemediği için. İstenmeyen bilgi paylaşılmıyor. Sormak, paylaşımın ilk şartı.
Nasıl Yapılır?
BU BÖLÜMÜN ÖZETİ
- Adım 1: üç satırlık deneme kaydı
- Adım 2: çalışan kalıpların ortak kaydı
- Adım 3: aylık paylaşım turu
Üç adım, hepsi hafif.
Adım 1: üç satırlık deneme kaydı
Her denemeden sonra üç satır yazılır. Ne denedik? Ne çıktı? Ne karar verdik? Uzunluk sınırı önemli. Üç satır yazılıyor; üç sayfa yazılmıyor. Bu kayıt bir yıl içinde işletmenin yapay zekâ hafızası oluyor. Aynı denemeyi iki kez yapmıyorsunuz. Bu tek fayda bile kaydın maliyetini karşılıyor.
Adım 2: çalışan kalıpların ortak kaydı
Bir yöntem işe yaradığında nasıl yapıldığı kısaca yazılır. Hangi araç, hangi adımlar, nelere dikkat edilmeli? Birkaç madde yeterli. Ekran görüntüsü ya da kısa bir video kaydı da olur. Amaç mükemmel bir el kitabı yazmak değil. Yeni gelen kişinin aynı işi tekrarlayabilmesi.
Adım 3: aylık paylaşım turu
Ayda bir kez, on beş dakika. Kim ne denedi? Ne işe yaradı? Nerede takıldı? Bu tur hem kaydı besliyor hem de paylaşmayı alışkanlık hâline getiriyor. Konuşulan bilgi, yazılan bilgiden daha kolay yayılıyor. İkisi birlikte en iyi sonucu veriyor. Transfer görevlerinin sonucu da bu turda anlatılıyor.
Ne Kadar Sürer, Nereden Başlanır?
BU BÖLÜMÜN ÖZETİ
- Kayıt on dakika, tur on beş dakika
- Getirisi iki yerde görünüyor
- İlk adım: son denemenizi yazın
Haftada on dakika yeter.
Kayıt on dakika, tur on beş dakika
Bir denemenin kaydı on dakikayı geçmiyor; genelde iki dakikada bitiyor. Aylık tur on beş dakika. Yani yılda toplam birkaç saat harcanıyor. Karşılığında ekipten biri ayrıldığında iş durmuyor. Bu da tek başına yeterli bir gerekçe.
Getirisi iki yerde görünüyor
Birincisi tekrar önleme: aynı denemeyi ikinci kez yapmıyorsunuz. İkincisi hız: yeni gelen kişi kayıttan öğrenip birkaç haftada devreye giriyor. İkisi de doğrudan zaman kazandırıyor.
İlk adım: son denemenizi yazın
Yeni bir sistem kurmanıza gerek yok. Son denediğiniz şeyi üç satırla yazın. Ne denedik, ne çıktı, ne karar verdik. Bu üç satır, kaydın da başlangıcı oluyor. Nerede tutulacağı önemli değil. Herkesin ulaşabildiği bir yer yeterli. İç eğitmen varsa kaydı da o besliyor.
Yaygın Hata
BU BÖLÜMÜN ÖZETİ
- Sistem kurmaya kalkışmak
- Yalnızca başarıları yazmak
- Kaydı bir kişiye yıkmak
Üç tuzak.
Sistem kurmaya kalkışmak
Bilgi yönetim sistemi almak, kayıt alışkanlığı olmayan işletmede işe yaramıyor. Önce alışkanlık, sonra sistem. Elektronik tablo ya da ortak bir belge yıllarca yetiyor. Sistem, alışkanlık oturduktan sonra düşünülür.
Yalnızca başarıları yazmak
İşe yaramayan denemeler daha değerli olabiliyor, çünkü tekrarı önlüyor. “Denedik, olmadı, sebebi şu” kaydı, bir yıl sonra birine haftalar kazandırıyor.
Kaydı bir kişiye yıkmak
Herkesin kendi denemesini yazması gerekiyor. Tek kişiye yıkılan kayıt, o kişinin yoğun olduğu hafta duruyor. Üç satır zaten kimseyi zorlamıyor. Herkesin kendi kaydını tutması da adil oluyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Bugün doğru, yarın değil. Beş kişilik ekipte bir kişi ayrıldığında bilginin beşte biri gitmiyor. O kişinin yaptığı işin tamamı gidiyor. Ayrıca “herkes biliyor” varsayımı da genelde yanlış çıkıyor; ekipteki iki kişi aynı aracı farklı biçimde kullanıyor olabiliyor. Üç satırlık kayıt bu farkları da ortaya çıkarıyor. Daha iyi olan yöntem böylece yayılıyor.
Okunmayan kayıt genelde iki sebepten okunmuyor. Ya fazla uzun ya da yanlış zamanda hatırlatılıyor. Çözüm, kaydı ihtiyaç anına bağlamak. Yeni bir deneme başlatılırken şu soru sorulsun: bunu daha önce denedik mi? Bu tek soru kaydı canlı tutuyor. Kayıt da ancak kullanıldığında yaşıyor. Ayrıca yeni gelen çalışanın ilk haftasında kayıtları okuması, hem onu hızlandırıyor hem kaydın değerini gösteriyor.
Araç bilgisi eskiyor, yöntem bilgisi eskimiyor. Kaydın değerli kısmı zaten yöntem tarafı. Hangi işte işe yaradı? Nerede yanıldı? Neye dikkat etmek gerekti? Bunlar araç değişse de geçerli kalıyor; yöntem bilgisi eskimiyor. Yılda bir kayıtları gözden geçirip eskiyenleri işaretlemek yeterli. Silmeye bile gerek yok.
