Dijital Proje Teknik Bir İş Değildir
Dijital proje bir yazılım işi sanılıyor. Oysa yazılım işin en kolay parçası. Başarısızlık oranları da bunu gösteriyor: danışmanlık şirketlerinin tahminleri %70 düzeyinde seyrediyor ve bu projeler teknik sebeplerle batmıyor.
Kod çalışıyor, sistem ayakta, kimse kullanmıyor. Sorunun durduğu yer burası. Teknik taraf tamamlanıyor, iş tarafı hiç başlamıyor.
Soru Neden Şimdi Soruluyor?
BU BÖLÜMÜN ÖZETİ
- Teknik engel kalktı
- Araç almak karar sanılıyor
- Bütçe tek tarafa gidiyor
- Sorumluluk teknik tarafa bırakılıyor
Dört gelişme bunu öne çıkardı.
Teknik engel kalktı
Kurulum eskiden gerçek bir sorundu. Sunucu, lisans, uzman gerekiyordu. Şimdi bir hesap açmak yetiyor. Kolaylaşan taraf çözülünce geriye zor olan kaldı. Kolaylık gözü yanıltıyor. Kurulum bitince iş bitmiş sanılıyor. Takip bırakılıyor ve alışkanlık kurulmuyor. Üç ay sonra sistem boşta duruyor. Fatura ise kesintisiz geliyor. Kimse durup sormuyor ve yenileme sessizce geçiyor. Bir yıl daha ödenmiş oluyor.
Araç almak karar sanılıyor
Ödeme yapıldığında iş bitmiş gibi hissediliyor. Oysa asıl karar sonrasında veriliyor: kim kullanacak, ne zaman geçilecek, eski yöntem ne olacak? Bu sorular sorulmadığında proje kurulumla duruyor. Ödeme yapılmış ama iş değişmemiş oluyor. Aradaki boşluk da faturaya yansımıyor.
Bütçe tek tarafa gidiyor
Para yazılıma ayrılıyor, geçişe hiçbir şey kalmıyor. Eğitim, veri aktarımı ve alışkanlık süresi hesaba girmiyor. Görünmeyen maliyet bütçeye yazılmıyor. Yazılmadığı için ayrılmıyor. Eğitim ve alışkanlık süresi de hiçbir kalemde durmuyor.
Sorumluluk teknik tarafa bırakılıyor
Proje bilgi işleme ya da dışarıdaki firmaya devrediliyor. Ama işi değiştirecek olan onlar değil. Karar veren taraf uzaklaştığında proje sahipsiz kalıyor. Teknik teslim bitiyor ama kullanım başlamıyor. Aradaki adımı kimse üstlenmemiş oluyor. En kritik adım da o oluyor. Teknik iş bitiyor ama insan tarafı hiç başlamıyor. Bütün mesele o tarafta duruyor. Planlanmayan tek kısım da orası oluyor. Zor olduğu için değil, kimsenin işi sayılmadığı için atlanıyor. Bir isim yazmak bunu çözüyor. Beş dakikalık bir iş ama projenin kaderini değiştiriyor. En ucuz müdahale de bu oluyor. Hiçbir bütçe gerektirmiyor. Yalnızca bir karar ve bir ad istiyor. Uygulaması da aynı gün mümkün. Onay zinciri beklemiyor. Dar kadronun sağladığı en somut kazanç burada. Kurumsal yapılarda benzer bir tercih departmanlar arasında haftalarca dolaşıyor; sizde öğle arasında sonuçlanıyor. Bu hızı değerlendirmek tamamen sizin elinizde. Değerlendirmeyen işletme, koca bir şirketin hantallığını üstlenirken onun bütçesinden de yoksun kalıyor. İki tarafın da olumsuz yanını üstlenmiş oluyor. Oysa hız burada bedava bir avantaj olarak duruyor. Kullanmak da yalnızca karar vermeyi gerektiriyor.
Yanlış Olan Ne?
BU BÖLÜMÜN ÖZETİ
- “Doğru yazılımı bulursak çözülür”
- “Bu bir bilgi işlem işi”
- “Ekip bir süre sonra oturur”
- “Büyük proje büyük sonuç getirir”
Dört ezber işi zorlaştırıyor.
“Doğru yazılımı bulursak çözülür”
Yazılım kataloğunda gezinmek hiç bitmiyor; çünkü tıkanma o katalogda durmuyor. Piyasadaki en iyi yazılım da kurulup bırakıldığında boşta duruyor. Bir yazılım daha satın almak, kararı ötelemenin en konforlu biçimi. Kasada hareket olduğu için ilerleme yaşandığı sanılıyor.
“Bu bir bilgi işlem işi”
Teknik kurulum bilgi işlemin işi. Ama hangi sürecin değişeceği, kimin nasıl çalışacağı bir iş kararı. Bu ayrım yapılmadığında teknik taraf tamamlanıyor ama iş tarafı hiç başlamıyor. İki taraf da diğerini bekliyor.
“Ekip bir süre sonra oturur”
Oturma diye bir şey kendiliğinden gerçekleşmiyor. Eski yol kapanmadıkça çalışanlar bildikleri yöntemde kalıyor. Buna inatçılık demek yanlış olur; ellerine yeni yolu tercih etmeleri için bir gerekçe verilmemiş oluyor.
“Büyük proje büyük sonuç getirir”
Kapsam büyüdükçe bitme ihtimali düşüyor. Yarım kalan büyük proje, biten küçük projeden az iş görüyor. Üstelik ekipte bir isteksizlik bırakıyor. İkinci deneme zorlaşıyor. Bir kez yarım kalan iş, ikinci kez daha az inandırıcı geliyor.
Asıl Mekanizma
BU BÖLÜMÜN ÖZETİ
- Karar 1: hangi sorun
- Karar 2: kim yürütecek
- Karar 3: hangi sırayla
- Karar 4: hangi araç
Bir dijital iş dört karardan geçiyor ve üçü teknik değil.
Karar 1: hangi sorun
Neyi çözmeye çalışıyorsunuz? Araç adı geçmeden yazılabilmeli. Sorun tanımı yapılmadan doğru araç da seçilemiyor. Bu bir iş kararı.
Karar 2: kim yürütecek
Sahip belli mi? İsim yazılmayan iş ilerlemiyor. Sahiplik teknik yetkinlik değil takip meselesi. Bu da bir iş kararı.
Karar 3: hangi sırayla
Aynı anda kaç iş açık? Sıralama yapılmadığında hepsi biraz ilerliyor, hiçbiri bitmiyor. Yine bir iş kararı.
Karar 4: hangi araç
Tek teknik karar bu ve en sonda geliyor. İlk üçü verilmişse seçim de kolaylaşıyor. Verilmemişse en iyi araç bile işe yaramıyor.
Kimi Nasıl Etkiler?
BU BÖLÜMÜN ÖZETİ
- İşletme sahibi
- Az kişili yapı
- Dış firmayla çalışan işletme
- Bilgi işlemi olan işletme
Dört profil.
İşletme sahibi
Kararları veren de kullanan da aynı kişi. Bu büyük bir avantaj; ikna süreci yok. Ama risk de var: teknik konuları bilmediği için kararı tamamen dışarıya bırakabiliyor. Oysa ilk üç karar teknik değil. Tamamı onun alanında duruyor ve kimse ondan iyi bilemez.
Az kişili yapı
Koşullar burada en elverişli. Masalar yan yana olduğu için nerede takılındığı anında anlaşılıyor. Eksik kalan nokta genelde şu: kimin yürüteceği kâğıda geçirilmiyor. Sistemi kuran taraf devreye alınca çekiliyor ve iş boşlukta asılı kalıyor.
Dış firmayla çalışan işletme
Yazılım dışarıdan geliyor, süreç içeride kalıyor. Firma teknik tarafı bitirip çekiliyor. Geçişi kimin yürüteceği yazılmazsa proje burada duruyor. Sözleşmeye teknik teslim yazılıyor ama benimseme yazılmıyor. Bu boşluğu doldurmak da size düşüyor.
Bilgi işlemi olan işletme
Proje kolayca teknik ekibe devrediliyor. Ama süreci değiştirecek olan iş tarafı. Bilgi işlem kurulumu yapıyor, kullanım kararını veremiyor. İki taraf da diğerini bekliyor. Proje ilerlemiyor ve kimse tıkandığını fark etmiyor.
Karar Sırası
BU BÖLÜMÜN ÖZETİ
- Bir: sorunu araçsız yazın
- İki: sahibi belirleyin
- Üç: sıraya koyun
- Dört: sonra araca bakın
Dört adım.
Bir: sorunu araçsız yazın
Yazılım adı geçmeden tek cümle yazın. Yazamıyorsanız proje henüz olgunlaşmamış demektir; beklemek de bir maliyet üretmiyor.
İki: sahibi belirleyin
Bir isim ve haftada yarım saat. Boş hane, o işin ilerlemeyeceği anlamına geliyor.
Üç: sıraya koyun
Açık işler üçten fazlaysa hiçbiri tam ilerlemiyor. Hangisi önce bitecek? Diğerleri beklemeye alınıyor, iptal edilmiyor.
Dört: sonra araca bakın
İlk üçü verilmişse seçim kolaylaşıyor. Verilmemişse araç seçimi bir erteleme yöntemine dönüşüyor.
Nereden Başlanır?
BU BÖLÜMÜN ÖZETİ
- Sorunu yazın
- Ölçütü belirleyin
- Sahibi atayın
- Bütçeyi bölün
Dört iş, bir saat.
Sorunu yazın
Hangi işte tıkanıyorsunuz? Araç adı geçmeden yazın; yirmi dakika sürüyor.
Ölçütü belirleyin
Hangi sayı değişecek? Bir tane yeterli oluyor: süre, hata, talep ya da maliyet.
Sahibi atayın
Bir isim yazın. Rol de olur ama hane boş kalmasın.
Bütçeyi bölün
Bir yanda yazılım, diğer yanda geçiş. İkincisi sıfır olduğunda proje risk altına giriyor.
Ne Yapılmamalı?
BU BÖLÜMÜN ÖZETİ
- Araçla başlamak
- Tamamını dışarıya bırakmak
- Geçiş bütçesi ayırmamak
- Aynı anda çok iş açmak
Dört tuzak.
Araçla başlamak
İlk konuşma yazılım üzerine olduğunda proje aracın sınırlarına göre şekilleniyor. Sorun ise olduğu yerde kalıyor. Bir yıl sonra aynı tıkanma sürüyor. Yeni araç alınmış ama iş değişmemiş oluyor. İki maliyet birden taşınıyor. Hem yazılım hem eski yöntemin verimsizliği ödeniyor. İkisi aynı ay içinde çıkıyor. Kimse toplamı hesaplamıyor. Görünmeyen maliyet tartışmaya girmiyor. Bu yüzden azalmıyor ve her yıl tekrar ediyor. Görünür kılmak ilk adım oluyor. Ölçülmeyen şey yönetilmiyor. Geçiş süresi takvime yazılınca gerçek oluyor. Yazılmayan süre hiç ayrılmıyor. Haftada yarım saat bile fark yaratıyor. Sahipli proje ilerliyor, sahipsiz proje duruyor. Aradaki fark yetenek değil takip oluyor. Haftalık soru tıkanmayı büyümeden gösteriyor. Geç görülen tıkanma projeyi bitiriyor. Aylar sonra bakıldığında geri dönüş zorlaşıyor. Ekipteki güven de bir kez daha zedeleniyor.
Tamamını dışarıya bırakmak
Teknik iş dışarıya verilebilir. Ama sorun tanımı, sahiplik ve sıralama içeride kalmalı. Bunlar devredildiğinde proje sahipsiz kalıyor. Dışarıdaki firma da işini bitirip çekiliyor.
Geçiş bütçesi ayırmamak
Lisans alınıyor, kullanım için hiçbir şey kalmıyor. Yarım kalan projelerin çoğu buradan çıkıyor. Kurulum tamam, kullanım yok.
Aynı anda çok iş açmak
Üç dört proje birlikte yürüdüğünde dikkat dağılıyor. Hepsi ilerliyor gibi görünüyor ama hiçbiri bitmiyor. Yarım işler de birikiyor.
Sağlam Dijital Zemin
BU BÖLÜMÜN ÖZETİ
- Sorun tanımı
- Başarı ölçütü
- Sahip listesi
- Açık iş sayısı
Dört taş.
Sorun tanımı
Tek cümlelik bir tanım, araç adı geçmeden. Her yeni iş için baştan yazılıyor.
Başarı ölçütü
Hangi sayı değişecek? Bir tane yeterli ve proje başlamadan yazılıyor.
Sahip listesi
Hangi işin sorumlusu kim? Boş hane bırakılmıyor; boş kalan iş de ilerlemiyor.
Açık iş sayısı
Aynı anda kaç proje yürüyor? Üçü geçmiyor ve fazlası beklemeye alınıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
İlk üç karar teknik bilgi gerektirmiyor. Hangi işte tıkandığınızı, kimin takip edeceğini ve hangi işin önce biteceğini siz biliyorsunuz. Teknik bilgi yalnızca dördüncü kararda gerekiyor ve orada da danışılabiliyor. Asıl risk tersi durumda: teknik bilen taraf ilk üç kararı da veriyor ve proje işletmenin ihtiyacından uzaklaşıyor. Kendi işinizi sizden iyi bilen yok. Teknik danışman da bu boşluğu dolduramıyor.
Ayrım net yapılabiliyor. Firma teknik kurulumdan sorumlu: yazılım çalışsın, veriler aktarılsın, entegrasyon tamamlansın. İçeriden bir kişi ise benimsemeden sorumlu: kim kullanacak, ne zaman geçilecek, eski yöntem ne zaman kapanacak. Bu ikinci taraf yazılmazsa firma işini bitirip çekiliyor ve proje orada duruyor. Sözleşmede teknik teslim tarihi olur, benimseme tarihi olmaz; onu siz koymalısınız. Bir tarih ve bir isim yeterli oluyor.
Kurulum onların, karar sizin. Bilgi işlem hangi yazılımın uygun olduğunu değerlendirebiliyor ama hangi sürecin değişeceğine karar veremiyor. Bu ayrım yapılmadığında iki taraf da diğerini bekliyor. Pratik çözüm şu: teknik sahip ve iş sahibi ayrı ayrı yazılıyor. İkisi haftada yarım saat konuşuyor. Tıkanmaların çoğu bu yarım saatte açılıyor. Beklemek yerine konuşmak hızlandırıyor.
Baştan başlamak yerine küçültün. Yarım kalmış bir projenin en büyük zararı ekipteki güven kaybı; büyük bir yeniden başlangıç bu kaybı derinleştiriyor. Bunun yerine tek bir parçayı seçip onu tamamlayın. Biten küçük bir adım güveni geri getiriyor ve ikinci adımı kolaylaştırıyor. Ayrıca neden yarım kaldığını bir satırla yazın; aynı sebep ikinci denemede de karşınıza çıkabiliyor.
