Adapte Dijital
Kurumsal
Dijital Yönetim
AI SEO
Marka Yönetimi
Danışmanlıklar
Web & App & AI
Ads & Reklam
Kitle Yönetimi
Veri Yönetimi
Amaç & Hedef
Videolar
AINEO
Varlık & Marka Satışı
Blog
WhatsAppXLinkedInFacebook
Danışmanlık Seçimi

Hangi Danışmanlığı Almalıyım? İsraf Etmeden Doğru Uzmanı Seçme Rehberi

YazanGürbüz Özdem İlk Yayın23 Eylül 2026 Okuma Süresi15–22 dk
💡 Kısaca: Tanıdığınız bir işletmeci mutlaka vardır: dijitale girdi, güzel para verdi, elinde kullanılmayan bir yazılımla kaldı.

Tanıdığınız bir işletmeci mutlaka vardır: dijitale girdi, güzel para verdi, elinde kullanılmayan bir yazılımla kaldı. Belki o işletmeci sizsiniz. Verilen para bir yana; asıl acıtan, kandırılmış olma ihtimalidir. Bu yüzden “danışmanlık alayım mı” sorusu çoğu zaman şu soruya dönüşür: bu sefer nasıl yanmam?

Bu rehber tam o soruya yazıldı. Türkiye’de bir KOBİ’nin karşısına çıkan 16 farklı danışmanlık kapısını tek tek gezeceğiz. Her kapıda aynı teraziyi kuracağız: bu hizmet sizin derdinize deva mı, yoksa bir masraf kalemi daha mı?

Önce israf ile yatırımın ayrım çizgisini çizeceğiz. Sonra doğru uzmanı anlaşmadan önce tanımanın yolunu göstereceğiz. Ardından 16 kapıyı dört dert ailesine ayırıp haritalayacağız. Kapanışta da en kritik iki soruyu cevaplayacağız: hangisinden başlamalı ve paranızın karşılığını nasıl takip etmelisiniz?

Net cevap: Doğru danışmanlık, hizmet listesinden değil dert cümlenizden seçilir. Önce derdinizi tek cümleyle yazın. Sonra o derde bakan kapıyı bulun. Anlaşmadan önce de uzmana teşhis sorularını sorun. Teşhis koymadan reçete yazan hekime nasıl güvenmezseniz, teşhis koymadan paket satan danışmana da güvenmeyin.
DANIŞMANLIK

Danışmanlık Parası Ne Zaman İsraf, Ne Zaman Yatırım Olur?

BU BÖLÜMÜN ÖZETİ

  • İsrafın üç işareti nedir?
  • Yatırımın üç işareti nedir?
  • “Ucuz” teklif neden çoğu zaman en pahalısı çıkar?

İsraf kelimesini bilerek kullanıyoruz. Çünkü boşa giden para sadece bütçe kaybı değildir; emeğin ve güvenin de zayi olmasıdır. İyi haber şu: israf ile yatırım arasındaki çizgi şansa bağlı değildir. Belli işaretleri vardır ve bu işaretler anlaşmadan önce görülebilir.

Aşağıdaki üç soruya vereceğiniz cevaplar, önünüzdeki teklifin hangi tarafta durduğunu gösterir. Terazinin iki kefesini de açık açık koyalım.

İsrafın üç işareti nedir?

Birincisi: hizmet, sizin derdinize değil satıcının hazır paketine göre şekilleniyorsa. İkincisi: işin sonunda neyin değişeceği rakamla söylenmiyorsa. Üçüncüsü: her şey aynı anda satılıyorsa. “Hepsi lazım” diyen, aslında hiçbirinin hesabını vermek istemiyordur.

Yatırımın üç işareti nedir?

Yatırımda sıra terstir: önce durum incelenir, sonra teklif gelir. Kapsam ölçülebilir bir işe bağlanır; “görünürlük artar” değil, “şu sayfadan gelen talep sayısı izlenir” denir. Ve iş küçük başlar. Küçük başlayan iş, hesabı tutmazsa küçük zararla kapanır. Bu da başlı başına bir sigortadır.

“Ucuz” teklif neden çoğu zaman en pahalısı çıkar?

Ucuz teklifin gizli maliyeti, telafi masrafıdır. Yarım kalan iş ikinci kez yaptırılır; iki para birden gider. Tutumlu işletmeci ucuzu değil, hesabı belli olanı arar. Fiyatın kendisi değil, fiyatın neyi kapsadığı sizi korur. Kapsamı bulanık her rakam, büyüklüğünden bağımsız olarak risklidir.

İsraf mı, Yatırım mı? Üçer İşaret İSRAF İŞARETLERİ YATIRIM İŞARETLERİ ✗ Hazır paket, dert dinlenmeden ✗ Sonuç rakamsız: “görünürlük artar” ✗ Her şey aynı anda satılıyor ✓ Önce inceleme, sonra teklif ✓ Ölçüsü baştan konmuş kapsam ✓ Küçük başlayıp büyüyen iş Çizginin hangi tarafında olduğunuz, anlaşmadan önce bellidir.
DOĞRU

Doğru Uzmanı Anlaşmadan Önce Tanıyabilir misiniz?

BU BÖLÜMÜN ÖZETİ

  • İlk görüşmede satış mı yapıyor, teşhis mi koyuyor?
  • Size neyin gerekmediğini söyleyebiliyor mu?
  • Başarının ölçüsünü baştan koyuyor mu?

Evet, tanıyabilirsiniz. Nasıl bir ustayı elinin işinden tanırsanız, bir danışmanı da ilk görüşmesinden tanırsınız. Görüşmede sizin cevap vermeniz gerekmez; soru sormanız gerekir. Aşağıdaki üç soru, tapu sorgusu gibidir: mülkün gerçek sahibini gösterir.

Bu soruları çekinmeden sorun. İyi uzman bu sorulardan rahatsız olmaz; tersine, işini konuşacağı için memnun olur. Rahatsız olan varsa, cevabınızı zaten almışsınız demektir.

İlk görüşmede satış mı yapıyor, teşhis mi koyuyor?

Sorunuz şu olsun: “Bize ne satacağınıza nasıl karar vereceksiniz?” Doğru cevap bir inceleme sürecinden bahseder: mevcut verilerinize bakmak, hesaplarınızı görmek, birkaç soru sormak. Yanlış cevap ilk dakikada paket ve fiyat söyler. Muayenesiz reçete, eczaneye değil çöpe gider.

Size neyin gerekmediğini söyleyebiliyor mu?

“Şu an buna ihtiyacınız yok” cümlesi, bir danışmanın verebileceği en güçlü güven belgesidir. Çünkü o cümle, kendi cirosundan kesip sizin bütçenize koymaktır. Görüşmede sorun: “Bu işin bize gerekmeyen kısmı hangisi?” Cevap hep “hepsi lazım” ise, karşınızdaki kişi danışman değil satıcıdır.

Başarının ölçüsünü baştan koyuyor mu?

Üçüncü soru: “Üç ay sonra bu işin tuttuğunu hangi rakamdan anlayacağız?” İyi uzman size izlenecek göstergeyi baştan söyler: talep sayısı, satış adedi, maliyet düşüşü. Ölçüsü olmayan işin hesabı da olmaz. Hesabı olmayan iş ise, adı ne olursa olsun, israfa açıktır.

Anlaşmadan Önce Sorulacak 3 Tapu Sorusu 1 “Ne satacağınıza nasıl karar vereceksiniz?” 2 “Bize gerekmeyen kısım hangisi?” 3 “Başarıyı hangi rakamdan anlayacağız?” Bu sorulardan rahatsız olan uzman, cevabını vermiştir.
DERDINIZ

Derdiniz “Bulunmak ve Satmak”sa Hangi Kapıyı Çalmalısınız?

BU BÖLÜMÜN ÖZETİ

  • Web sitesi danışmanlığı kimin kapısı?
  • Dijital danışmanlık ne zaman gerekir?
  • Google Ads danışmanlığı hangi durumda para kazandırır?
  • Dijital pazarlama danışmanlığı neyi aydınlatır?

Şimdi 16 kapıyı dört dert ailesinde gezelim. İlk aile en kalabalık olanı: müşteri sizi bulamıyor ya da buluyor ama satış olmuyor. Bu ailede dört kapı var ve her biri farklı bir noktaya bakar.

Kapıları karıştırmak bu ailede çok yaygındır. Sitesi eskimiş işletme reklama para basar; reklamı verimsiz işletme siteyi yeniler. İkisi de yanlış kapıyı çalmıştır. Doğru eşleştirme şöyle:

Web sitesi danışmanlığı kimin kapısı?

Siteniz var ama iş üretmiyorsa buradasınız. Web sitesi danışmanlığı, siteyi süs değil çalışan bir dükkân olarak ele alır: kim geliyor, nerede kayboluyor, neden aramıyor? Siteye verdiğiniz paranın karşılığını alamadıysanız, önce yıkım değil teşhis gerekir. Çoğu site kurtarılır; mesele neresinin aksadığını bilmektir.

Dijital danışmanlık ne zaman gerekir?

Derdiniz tek parça değilse — site, sosyal medya, reklam, satış hepsi birden dağınıksa — dijital danışmanlık genel çerçeveyi kurar. Bu kapının işi, öncelik sırası çıkarmaktır: hangi iş önce, hangisi sonra, hangisi hiç. Dağınık harcamayı tek plana bağlamak, çoğu işletmede ilk büyük tasarrufu sağlar.

Google Ads danışmanlığı hangi durumda para kazandırır?

Reklama zaten para yatırıyorsanız, Google Ads danışmanlığının ilk işi yeni harcama değil mevcut israfı bulmaktır: yanlış kelimeler, boşa giden tıklamalar, ölçülmeyen dönüşümler. İyi bir hesap denetimi, çoğu zaman kendi ücretini reklam bütçesinden çıkan israfla öder. Önce denetim, sonra büyütme.

Dijital pazarlama danışmanlığı neyi aydınlatır?

Pazarlamaya harcıyorsunuz ama hangi kanalın satış getirdiğini bilmiyorsanız, karanlıktasınız demektir. Dijital pazarlama danışmanlığı her kanala ölçüm takar: hangi para satışa dönüyor, hangisi sadece görünüyor? Karanlıkta harcamak israfın ta kendisidir; ışık yakmak ise bu ailenin en hızlı geri dönen yatırımıdır.

DERDINIZ

Derdiniz Mağaza ve Satış Kanallarıysa Hangi Kapı?

BU BÖLÜMÜN ÖZETİ

  • E-ticaret danışmanlığı kâr hesabını nasıl düzeltir?
  • Trendyol danışmanlığı hesabı lehinize çevirebilir mi?
  • WordPress/WooCommerce danışmanlığı yama masrafını bitirir mi?
  • Dış ticaret danışmanlığı riski nasıl küçültür?

İkinci aile, satışın bizzat içindeki dertlere bakar: e-ticaret sitesi, pazaryeri, altyapı ve yurt dışı. Bu ailenin ortak şikâyeti tanıdıktır: “Satıyorum ama kazanamıyorum.”

Satış olan yerde kâr da var sanılır; oysa komisyon, kargo, iade ve aksayan altyapı kârı sessizce yer. Bu dört kapı, o sessiz kaçakları bulur:

E-ticaret danışmanlığı kâr hesabını nasıl düzeltir?

Ay sonunda kasada para kalmıyorsa mesele ciro değil kurgudur: ürün sayfası, fiyatlama, sepet, kargo eşiği. E-ticaret danışmanlığı bu hesabı sizinle oturup satır satır çıkarır. Hangi ürün kazandırıyor, hangisi taşıdığınız yük? Bu iki sorunun cevabı bile çoğu mağazanın kaderini değiştirir.

İkinci aile, satışın bizzat içindeki dertlere bakar: e-ticaret sitesi, pazaryeri, altyapı ve yurt dışı.

Trendyol danışmanlığı hesabı lehinize çevirebilir mi?

Pazaryerinde komisyon, kampanya ve iadeler kârı eritiyorsa, Trendyol danışmanlığı önce gerçek kâr tablonuzu çıkarır: hangi üründe kalıyorsunuz, hangisinde çalışıyorsunuz? Bazen cevap “çıkın” bile olabilir; dürüst danışman bunu da söyler. Kalacaksanız da hangi şartla kalacağınızı rakam söyler, his değil.

WordPress/WooCommerce danışmanlığı yama masrafını bitirir mi?

Sitesi sürekli aksayan, her arızada ayrı tamirciye para sayan işletmenin derdi teknik değil düzensizliktir. WordPress ve WooCommerce danışmanlığı yama ekonomisini bakım düzenine çevirir: tek el, belli takvim, belli kapsam. Dağınık tamir masraflarının yıllık toplamı, çoğu zaman düzenli bakımın birkaç katıdır.

Dış ticaret danışmanlığı riski nasıl küçültür?

İhracat, yanlış pazarda para batıranların hikâyeleriyle doludur; doğrusu küçük adımla başlamaktır. Dış ticaret danışmanlığı ilk adımı küçültür: tek pazar, az ürün, güvenceli ödeme. Ayrıca Ticaret Bakanlığı desteklerinden yararlanma yolunu gösterir; devletin karşıladığı masrafı cebinizden ödemek de bir israf türüdür.

DERDINIZ

Derdiniz Düzen, Veri ve Uyumsa Hangi Kapı?

BU BÖLÜMÜN ÖZETİ

  • Veri danışmanlığı lüks mü, temel ihtiyaç mı?
  • Dijital dönüşüm danışmanlığı yarıda kalmama güvencesini nasıl verir?
  • Yapay zekâ danışmanlığı moda mı, kazanç mı?
  • KVKK danışmanlığına iş kapıya gelmeden neden para verilir?

Üçüncü aile içeriye bakar: dağınık Excel’ler, kâğıtla yürüyen işler, merak edilen yapay zekâ ve ertelenen KVKK. Bu ailenin dertleri sessizdir; fatura kesmez ama para yer.

Sessiz dertlerin tehlikesi ertelenebilir olmalarıdır. Erteleme faizle döner: kaybolan müşteri listesi, giden çalışanla giden bilgi, bir gün kapıya gelen veri sorunu. Dört kapı şöyle çalışır:

Veri danışmanlığı lüks mü, temel ihtiyaç mı?

Müşteri bilgileriniz herkesin bilgisayarına dağılmışsa, yeni sistem almadan önce durun. Veri danışmanlığı önce elinizdekini toplar: tek liste, tek düzen, tek doğru kayıt. Dağınık veriye alınan parlak yazılım, dağınıklığı pahalı hale getirmekten başka işe yaramaz. Önce düzen, sonra sistem.

Üçüncü aile içeriye bakar: dağınık Excel’ler, kâğıtla yürüyen işler, merak edilen yapay zekâ ve ertelenen KVKK.

Dijital dönüşüm danışmanlığı yarıda kalmama güvencesini nasıl verir?

Yarım kalan dönüşüm projesi, iki kere ödenen projedir. Dijital dönüşüm danışmanlığının güvencesi sözde değil yöntemde aranır: süreç süreç ilerleme, her adımda görünür çıktı, istediğinizde durabilme hakkı. Tek hamlede her şeyi değiştirmeyi vaat eden plan, yarıda kalmaya en yakın plandır.

Yapay zekâ danışmanlığı moda mı, kazanç mı?

Modaya para vermezsiniz; haklısınız. Yapay zekâ danışmanlığının işi teknoloji anlatmak değil, sizin işinizde para kazandıran üç beş kullanımı bulmaktır: teklif yazımını hızlandırmak, müşteri sorularını karşılamak, rapor işini kısaltmak. Saat kazandırmayan, hata azaltmayan yapay zekâ harcaması ertelenebilir; kazandıranı ise ertelemek israftır.

KVKK danışmanlığına iş kapıya gelmeden neden para verilir?

Sigortayı yangından önce yaptırırsınız; KVKK danışmanlığı da aynı hesaptır. Sorun çıktıktan sonra ödenen bedel — ceza, itibar, koşuşturma — önlem maliyetinin katbekat üstündedir. Müşteri verisi toplayan her işletme bu kapının önünden geçer; mesele ne zaman gireceğinizdir. Erken giren, ucuza girer.

DERDINIZ

Derdiniz Marka, Ses ve Büyümeyse Hangi Kapı?

BU BÖLÜMÜN ÖZETİ

  • Marka danışmanlığı emeği paraya çevirir mi, logo mu değiştirir?
  • Dijital medya danışmanlığı beğeniyi satışa bağlar mı?
  • Bağımsız reklam danışmanı ajansınızı denetleyebilir mi?
  • Büyüme danışmanlığı önce teşhis mi koyar, paket mi satar?

Dördüncü aile, görünen ama satmayan emeğin ailesi: yıllarını verdiğiniz isim, beğeni toplayan ama kasaya girmeyen içerik, faturası düzenli gelen ajans ve yerinde sayan ciro.

Bu ailenin ortak yanılgısı, emeğin kendiliğinden paraya dönüşeceğini sanmaktır. Dönüşmez; bağlanması gerekir. Dört kapı bu bağı kurar:

Marka danışmanlığı emeği paraya çevirir mi, logo mu değiştirir?

Kötü marka danışmanlığı logoyla oynar; iyisi itibarınızı satışa bağlar. Marka danışmanlığı yıllarınızı verdiğiniz ismin dijitalde karşılığını kurar: doğru anlatım, doğru kanıt, taklitten koruma. Sahada tanınan ama internette silik kalan işletme, kazandığı güvenin faizini almıyor demektir. O faiz alınabilir.

Dördüncü aile, görünen ama satmayan emeğin ailesi: yıllarını verdiğiniz isim, beğeni toplayan ama kasaya girmeyen içerik, faturası düzenli gelen ajans ve yerinde sayan ciro.

Dijital medya danışmanlığı beğeniyi satışa bağlar mı?

İçerik üretiyorsunuz, beğeni geliyor, kasa boş. Dijital medya danışmanlığı içeriğin pusulasını değiştirir: alkış için değil talep için üretim. Hangi içerik telefonu çaldırıyor, hangisi sadece izleniyor? Bu ayrım yapıldığında aynı emek, aynı bütçeyle bambaşka sonuç verir. Emeğiniz zaten var; yönü eksik.

Bağımsız reklam danışmanı ajansınızı denetleyebilir mi?

Evet; buna ikinci görüş denir ve tıpta ne kadar doğalsa burada da o kadar doğaldır. Bağımsız reklam danışmanı ajans faturasının karşılığını denetler: bütçe nereye gidiyor, rapor neyi gösteriyor, neyi göstermiyor? İyi çalışan ajans denetimden korkmaz. Denetimden rahatsız olan düzen ise zaten incelenmeyi hak ediyordur.

Büyüme danışmanlığı önce teşhis mi koyar, paket mi satar?

Ciro üç yıldır aynı yerdeyse bir sebep vardır ve o sebep tahminle bulunmaz. Dijital büyüme danışmanlığının doğrusu, reçeteden önce muayene yapar: rakamlarınıza bakar, darboğazı bulur, sonra yol çizer. İlk görüşmede hazır paket uzatan varsa, bu yazının başındaki terazi elinizde; kullanın.

Dert Cümlenizden Doğru Kapıya: 4 Aile, 16 Kapı “Bulunamıyorum / satamıyorum” Web sitesi · Dijital danışmanlık Google Ads · Dijital pazarlama İlk iş: ölçüm ve israf denetimi “Satıyorum ama kazanamıyorum” E-ticaret · Trendyol WordPress/Woo · Dış ticaret İlk iş: gerçek kâr tablosu “İçeride düzen yok” Veri · Dijital dönüşüm Yapay zekâ · KVKK İlk iş: eldekini toplamak “Emek var, karşılığı yok” Marka · Dijital medya Reklam denetimi · Büyüme İlk iş: emeği satışa bağlamak
BÜTÇE

Bütçe Sınırlıysa Hangi Danışmanlıktan Başlamalısınız?

BU BÖLÜMÜN ÖZETİ

  • Tek konu ilkesi neden para kurtarır?
  • İlk sırayı hangi dert alır?
  • Küçük başlayıp büyütmek nasıl işler?

Hepsine para yetmez; yetmemesi de gerekir. Danışmanlık meze tabağı değildir; tek tabak düzgün yenir. Başlama sırası için üç ilke yeter.

Bu ilkeler sadece bütçeyi değil, dikkatinizi de korur. Aynı anda üç cephede savaşan işletme, üçünde de yarım kalır.

Tek konu ilkesi neden para kurtarır?

Aynı dönemde tek danışmanlık alın. Tek konu, tek sorumlu, tek ölçü: hesap sorması kolay bir düzen. İki iş üst üste bindiğinde sonucun hangisinden geldiği bilinmez; hesap verilemeyen iş ise israfın ana kapısıdır. Biri bitip ölçüsü görülmeden ikincisine geçmeyin.

İlk sırayı hangi dert alır?

Sıralamanın kuralı basittir: kanayan yer önce. Para şu an nereden sızıyorsa — boşa giden reklam, kâr yemeyen kurgu, aksayan site — ilk danışmanlık oraya bakar. Sızıntıyı durduran iş, sonraki işlerin bütçesini kendi kendine çıkarır. Hayal edilen yeni projeler, sızıntı dururken bekleyebilir.

Küçük başlayıp büyütmek nasıl işler?

İlk anlaşmayı kısa ve dar tutun: belli bir iş, belli bir süre, belli bir ölçü. Sonuç görülürse kapsam büyür; görülmezse küçük bir bedelle ayrılırsınız. Bu düzen iki tarafı da terbiye eder: danışman işiyle kalıcı olur, siz de güveni taksit taksit verirsiniz. Güven peşin verilmez; kazanılır.

PARANIZIN

Paranızın Karşılığını Nasıl Takip Edersiniz?

BU BÖLÜMÜN ÖZETİ

  • Baştan konan ölçü nedir?
  • Aylık hesap görüşmesi nasıl yapılır?
  • Çıkış kapısı neden baştan konuşulur?

Danışmanlık aldıktan sonra da iş bitmez; hesap düzeni kurulur. Takip zahmet değildir, sigortadır. Üç parçası vardır.

Bu düzeni kurmayı teklif eden danışman zaten doğru kişidir. Kurmaktan kaçınana ise bu bölümü okutmanız yeterli.

Baştan konan ölçü nedir?

Anlaşma gününde tek sayfalık bir mutabakat yazılır: iş nedir, ne zaman biter, başarı hangi rakamla ölçülür? Talep sayısı, satış adedi, maliyet düşüşü — ne ise adı konur. Bu sayfa sözleşmenin ruhudur; o olmadan imzalanan her iş, yoruma açık kalır. Yorum ise hep güçlünün lehine çalışır.

Danışmanlık aldıktan sonra da iş bitmez; hesap düzeni kurulur.

Aylık hesap görüşmesi nasıl yapılır?

Ayda bir, yarım saat, tek gündem: rakam nerede? Yapılan işlerin listesi değil, konan ölçünün seyri konuşulur. “Çalışıyoruz” bir cevap değildir; “talep sayısı şuradan şuraya geldi” cevaptır. Bu yarım saat, yıl sonunda pişmanlıkla ödenecek büyük hesabın küçük taksitidir.

Çıkış kapısı neden baştan konuşulur?

Sonuç gelmezse ne olacağı, anlaşma gününde konuşulur: hangi süre sonunda, hangi rakam görülmezse iş nasıl sonlanır? Bunu konuşmak kabalık değil, esnaf terbiyesidir. Çıkışı belli olan işe girmek kolaydır; çıkışı belirsiz iş ise en iyi niyetle bile yük olur. İyi danışman bu maddeyi kendisi teklif eder.

KARAR

Karar Haritanız: Üç Adımda Doğru Kapı

BU BÖLÜMÜN ÖZETİ

  • Birinci adım: Dert cümlenizi yazın
  • İkinci adım: Dert ailenizin kapısını seçin
  • Üçüncü adım: Görüşmede tapu sorularını sorun

Rehberin tamamını üç adıma indirelim. Bu üç adım, bugün yarım saatte atılabilir ve sizi aylarca sürecek bir yanlıştan korur.

Adımların sırası önemlidir; ikinciye birinciden önce geçilmez. Sıra bozulunca seçim yine satıcıya kalır.

Birinci adım: Dert cümlenizi yazın

Tek cümle, kendi dilinizle: “Satıyorum ama kazanamıyorum.” “Müşteri beni bulamıyor.” “İçeride düzen yok.” Bu cümle sizin pusulanızdır; hizmet listelerine onunla bakacaksınız. Cümlesi olmayan alıcı, cümlesi hazır satıcıya teslim olur.

İkinci adım: Dert ailenizin kapısını seçin

Yukarıdaki haritadan cümlenizin ailesini bulun ve o ailenin kapısına gidin. Komşu kapılar cazip görünse de tek kapı seçin. Karar veremediğiniz iki kapı kaldıysa, bu ikilemi ilk görüşmede uzmanın önüne koyun; verdiği cevap aynı zamanda onun sınavıdır.

Üçüncü adım: Görüşmede tapu sorularını sorun

Üç soruyu yanınıza alın: neye göre karar vereceksiniz, bize gerekmeyen ne, başarıyı hangi rakamdan anlayacağız? Cevaplar sizi tatmin ettiyse küçük kapsamla başlayın. Etmediyse cebiniz kapalı kalsın; doğru uzmanı beklemek, yanlışına ödemekten her zaman ucuzdur. Derdinizi konuşmak için bir ön görüşme yeterli; satış değil teşhisle başlarız.

Sahadan Notlar

· En sık gördüğümüz israf, yanlış hizmet değil yanlış sıradır: veri toplanmadan alınan sistem, ölçüm kurulmadan büyütülen reklam.

· “Hepsi lazım” diyen tekliflerin çoğunda tek bir ölçü maddesi yoktur; kapsam kalabalık, hesap boştur.

· Küçük başlayan anlaşmaların büyüme oranı yüksektir; güven, rakam görüldükçe kendiliğinden büyür.

Kısa Sözlük

Teşhis görüşmesi: Satış öncesi durum incelemesi; neyin gerektiğine burada karar verilir.

Ölçü maddesi: İşin başarısını gösterecek rakamın anlaşmaya baştan yazılması.

Çıkış kapısı: Sonuç gelmezse işin nasıl sonlanacağının baştan belirlenmesi.

Hızlı Özet

· Doğru danışmanlık dert cümlenizden seçilir; 16 kapı dört dert ailesine ayrılır.

· İsrafın panzehiri üç tapu sorusudur: karar yöntemi, gerekmeyen kısım, başarı rakamı.

· Tek konuyla, küçük kapsamla başlayın; ölçüyü ve çıkış kapısını baştan yazdırın.

Sıradaki Adım

Dert cümlenizi yazdınız mı? O cümleyle ön değerlendirme görüşmesi talep edin. İlk görüşmede size bir şey satılmaz; durumunuza bakılır ve gerekiyorsa “şu an gerekmez” de dahil, net bir yön söylenir.

SIK

Sık Sorulan Sorular

Aynı anda iki farklı danışmanlık almak doğru mu?

Çoğu işletme için değil. İki iş üst üste binince sonucun kaynağı bilinmez ve hesap sorulamaz. Doğrusu tek konuyla başlamak, ölçüsünü görmek, sonra ikinciye geçmektir. İstisna, biri diğerinin ön şartı olan işlerdir; onu da sıralı yapmak gerekir.

Bir danışmanlığın karşılığını kaç ayda görmeliyim?

İşine göre değişir ama ölçüsü baştan konur: reklam denetimi haftalar içinde, site ve içerik işleri birkaç ayda sinyal verir. Önemli olan süre vaadi değil, hangi rakamın hangi aralıkta izleneceğinin anlaşmada yazmasıdır. Yazmıyorsa süre tartışması kazanılamaz.

Küçük işletmeye danışmanlık lüks değil mi?

Lüks olan danışmanlık değil, ölçüsüz harcamadır. Küçük işletmenin telafi gücü az olduğu için yanlış harcama ona daha pahalıya patlar. Dar kapsamlı, ölçüsü belli bir danışmanlık, küçük bütçeyi korumanın en ucuz yoludur; yeter ki tek konuyla ve teşhisle başlasın.

Bu Konuyla İlgili Diğer İçerikler

Bu yazıyı paylaşın
WhatsAppXLinkedInFacebook

Yorumlar

TREN