Dijital Projelerde Başarısızlık Oranı
Dijital projelerin çoğu hedefine ulaşmıyor. Sektör literatürü bu konuda alışılmadık biçimde hemfikir: danışmanlık şirketlerinin başarısızlık tahminleri %70 düzeyinde seyrediyor. Alandaki bazı uzmanlar daha da yükseğini söylüyor. Aralık geniş ama yön tek. Hangi kaynağa bakılırsa bakılsın çoğunluk hedefine ulaşmıyor.
Bu rakam korkutmak için değil. Neyin yanlış gittiğini bilmek için. Sebep bilinirse oran da değişiyor.
Rakam Ne Söylüyor?
BU BÖLÜMÜN ÖZETİ
- Aralık geniş ama yön aynı
- Başarısızlık genelde teknik değil
- Büyük bütçe koruma sağlamıyor
Üç bulgu var.
Aralık geniş ama yön aynı
Farklı kaynaklar farklı oranlar veriyor. Ölçme yöntemleri de birbirinden ayrılıyor. Bir araştırma bütçeye bakıyor, diğeri kullanıma. Yine de sonuç aynı yere çıkıyor. Bu da bulgunun sağlamlığını gösteriyor. Farklı yöntemler aynı yeri işaret ediyor. Bir ölçüm hatası olsa bu kadar tutarlı çıkmazdı. Sorun gerçek ve yaygın. Sektör ya da ülke fark etmiyor. Örüntü her yerde aynı çıkıyor ve yıllardır değişmiyor. Araçlar değişse de tablo yerinde duruyor. Ortak nokta şu: çoğunluk hedefine ulaşmıyor. Yöntem değişse de sonuç değişmiyor. Bu da tesadüf olmadığını gösteriyor.
Başarısızlık genelde teknik değil
Yazılım çalışmadığı için değil, kimse kullanmadığı için bitiyor. Kurulum tamamlanıyor ama benimseme gerçekleşmiyor. Sistem hazır ama kimse girmiyor. Fatura ise kesintisiz geliyor. İki maliyet birden ödeniyor. Hem yazılım hem eski yöntemin verimsizliği. Sorun kodun içinde durmuyor. İnsan tarafında duruyor ve orası genelde planlanmıyor.
Büyük bütçe koruma sağlamıyor
Yüksek harcamalı projeler de aynı orana tabi oluyor. Para tek başına bir güvence üretmiyor. Belirleyici olan başka bir şey. Bütçe büyüdükçe risk büyüyor. Büyük proje daha çok kişiyi ve daha çok süreci etkiliyor.
Manşetin Kaçırdığı
BU BÖLÜMÜN ÖZETİ
- Başarısızlık nadiren tek seferde oluyor
- Küçük işletmede oran daha iyi olabilir
- Ölçüt baştan belirsizse başarısızlık da tartışmalı
Üç ayrıntı var.
Başarısızlık nadiren tek seferde oluyor
Proje bir günde çökmüyor. Yavaş yavaş duruyor ve kimse fark etmiyor. Bir gün bakıldığında aylardır ilerlemediği görülüyor. O noktada yeniden başlatmak zorlaşıyor. Ekipte bir isteksizlik oluşuyor. İkinci deneme birincisinden zor geçiyor. Güveni geri kazanmak zaman alıyor. Bu yüzden ilk denemenin küçük olması önemli. Biten küçük iş, ikincisini kolaylaştırıyor. Yavaşça duruyor; sorumlu değişiyor, öncelik kayıyor, kimse sormuyor. Sonunda kimse ne zaman bittiğini hatırlamıyor. Karar da hiç verilmemiş oluyor.
Küçük işletmede oran daha iyi olabilir
Bu rakamlar büyük kurumlardan geliyor. Ölçek farkı da sonucu etkiliyor. Küçük işletmede karar zinciri kısa ve geri bildirim hızlı. Doğru kurulursa avantaj sizde. Onay zinciri beklemiyorsunuz. Karar veren kişi uygulamayı da yapıyor. Geri bildirim aynı hafta geliyor.
Ölçüt baştan belirsizse başarısızlık da tartışmalı
Birçok projede ne olursa başarılı sayılacağı yazılmamış. Ölçüt yoksa sonuç yorumla belirleniyor. Herkes kendi tanımını kullanıyor. Ölçüt baştan yazılırsa tartışma bitiyor. Tek cümle yeterli oluyor. Bu proje ne olursa başarılı sayılacak? Cevabı yazılmayan proje ölçülemiyor. Ölçülemeyen iş de savunulamıyor. Bu yüzden bazı projeler ne başarılı ne başarısız sayılıyor; sadece unutuluyor. Kimse de sonucunu sormuyor.
İşletme Ne Yapmalı?
BU BÖLÜMÜN ÖZETİ
- Maliyet: hedefi yazmak yarım saat
- İlk adım: sorumluyu belirleyin
- Sonraki adım: küçük başlayın
Üç adım.
Maliyet: hedefi yazmak yarım saat
Bu proje ne olursa başarılı sayılacak? Tek cümle yeterli. Ölçülebilir olsun. Süre kısalsın, hata azalsın ya da talep artsın.
İlk adım: sorumluyu belirleyin
Projeyi kim yürütüyor? İsim yazılmadığında proje sahipsiz kalıyor. Sahipsiz iş ilerlemiyor. Bir isim yazmak bunu çözüyor. Sahiplik başarısızlığın en sık sebebi.
Sonraki adım: küçük başlayın
Tüm süreci birden değil, tek bir işi taşıyın. Biten küçük bir adım, yarım kalan büyük bir projeden değerli. Projeyi bölmek oranı doğrudan değiştiriyor.
Dijital projeler teknik sebeplerle batmıyor. Sahipsiz kaldıkları için duruyor.
